EKONOMİ VE MALİYE POLİTİKASI PROGRAMI
1. TEMEL İLKELER VE VİZYON
Ekonomik kalkınmanın temelinde insanı korumak, üretimi desteklemek ve adaletli paylaşım kaidesi vardır. Türkiye’nin ekonomik hedefi borçsuz büyüyen, refahı yaygınlaştıran ve dışa bağımlılığı azaltılmış bir ülke ekonomisi kurmak olmalıdır.
Devletin görevi yalnızca büyüme rakamlarını artırmak değildir. Halkın alım gücünü, gelir adaletini ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Kamu kaynaklarının etkin, şeffaf ve verimli kullanımı, ekonomik istikrarın ve toplumsal güvenin temeli olacaktır. Ekonomi politikası; adil rekabet, şeffaflık, üretim ve sosyal sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilecektir.
Bu vizyon, “insanı merkeze alan, üretime dayalı, borçsuz ve sürdürülebilir ekonomi” anlayışıyla, değerlerimizce şekillenen mali ilkelerden beslenen modern yönetim anlayışıyla şekillenmiş bir ekonomik model önerir.
2. BÜTÇE VE MALİYE POLİTİKASI
1. Temel Yaklaşım
Mali anlayışın özü; adalet, şeffaflık ve emanet bilinci üzerine kuruludur. Devlet bütçesi, mali dengelerin yanında toplumun üretim gücünün adil paylaşımını yansıtan bir toplumsal sözleşmedir. Bu nedenle bütçe politikası hem mali hem de ahlaki dengeyi de gözetmelidir.
Bu yaklaşım, “bütçede adalet” ilkesini esas alır. Kamu gelirlerinin toplanmasında adalet, kamu harcamalarının yapılmasında israfın önlenmesi ve kamu varlıklarının toplum yararına kullanılmasında şeffaflık sağlanacaktır.
2. Temel Hedefler
Borçlanmada Denge: Devlet bütçesi, borçlanma yerine üretim ve tasarruf temelli dengelerle hazırlanacaktır. Bunun için üretim artırılacak, vergide adalet sağlanacak ve ülkenin mevcut kaynakları daha verimli kullanılacaktır. Amaç; devletin borçlanma ihtiyacını azaltmak, bütçeyi kendi gelirleriyle ayakta tutmak ve faiz yükünü ortadan kaldırmaktır.
Faizsiz Mali Sistem: Kamu finansmanı ağırlıklı olarak faizli borç almak yerine; ortaklık, katılım finansmanı ve kira sertifikası (sukuk) gibi alternatif finansman yöntemlerini kullanacaktır. Böylece kamu yatırımları faiz yükü oluşturmadan finanse edilecektir.
Toplumsal Dayanışma Kaynaklarının Entegrasyonu: Toplumsal dayanışma kaynaklarının (vakıf, dernek, bağış, zekât ve karz-ı hasen fonları) kamu sosyal politikalarıyla koordineli çalışmasını sağlayan bir yapı (Ulusal Sosyal Finans Platformu gibi) kurulacaktır. Bu sayede sosyal yardımlar tekrara düşmeyecek, kaynak israfı önlenecek ve dayanışma fonlarının üretim, eğitim, istihdam ve mikro girişim desteği gibi alanlara yönlendirilmesi sağlanacaktır. Sosyal finans mekanizmaları, ekonomik kalkınmanın ve gelir adaletinin tamamlayıcı unsuru olarak daha etkin ve şeffaf şekilde işler hale getirilecektir.
İsraf ve Şeffaflık Denetimi: Kamuda gereksiz harcamaların önüne geçmek için her kurum, yıl sonunda yaptığı harcamaların ne kadarının zorunlu ne kadarının israf niteliğinde olduğunu gösteren bir İsraf Raporu yayımlayacaktır. Gereksiz harcama tespit edilen kurumların bir sonraki yıl bütçesinde otomatik olarak kesinti yapılacak ve kaynaklar öncelikli alanlara aktarılacaktır. Tüm kamu harcamaları halkın erişimine açık olacak ve toplum tarafından izlenebilir hale gelecektir.
Yap-İşlet-Devret ve garanti ödemeli projeler yeniden düzenlenerek mali yük, risk analizi ve garanti ödemeleri kamuoyuna açık olacaktır. Kamuya uzun vadeli yük getiren sözleşmeler gözden geçirilerek yeni projelerde kamu yararı ve mali disiplin zorunlu kriter olacaktır.
Vergide Adalet: Vergi sistemi, vatandaşın gelirine göre adil şekilde yeniden düzenlenecektir. Günlük harcamalarda alınan dolaylı vergiler kademeli olarak azaltılacaktır. Daha çok kazanan daha fazla daha az kazanan daha az vergi ödeyecektir. Böylece vergi yükü dar gelirli kesimin üzerinden alınarak adil paylaşılan bir yapı oluşturulacaktır.
Vergi sistemi sade, öngörülebilir ve uygulanabilir biçimde yeniden düzenlenerek KDV-ÖTV yapısı sadeleştirilecektir. Gelir ve kurumlar vergisi tabanı genişletilerek yüksek gelir gruplarında adil vergilendirme güçlendirilecektir. Kayıt dışılığı azaltma çalışmaları yapılarak tüm ticari işlemler azami takibe konu olacaktır. POS, e-fatura ve e-arşiv verileri etkin kullanılarak kayıt dışı finansal hareketler önlenecektir.
Mali Disiplin: Devlet, kısa vadeli ve popülist adımlarla bütçeyi zorlamak yerine, uzun vadeli kalkınma hedeflerine bağlı kalacaktır. Kamu harcamaları dönemsel baskılarla değil, ülkenin gerçek ihtiyaçları ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yapılacaktır. Böylece bütçe istikrarı korunacak, ekonomi sağlam planlarla yönetilecektir.
3. Uygulama Mekanizmaları
Katılım Esaslı Kamu Finansmanı: Devlet ve belediyelerin büyük altyapı projeleri, ortaklık, kira sertifikası (sukuk), selem ve istisna gibi finansman yöntemleriyle finanse edilecektir. Böylece projeler faiz yükü oluşturmadan hayata geçirilecek kamu kaynakları daha verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılacaktır.
Mali Saydamlık Yasası: Devletin tüm harcama ve gelir kalemleri kamuoyuna açık hale getirilecektir. Her kurumun bütçesi, nereden ne kadar kaynak aldığı ve bu kaynağı nereye harcadığı toplum tarafından görülebilir olacaktır. Ayrıca her yıl bağımsız bir değerlendirmeyle Kamu Mali Dürüstlük Endeksi yayımlanacaktır. Şeffaf davranan kurumlar ödüllendirilecek, şeffaf olmayan kurumlar yaptırımla karşılaşacaktır.
Faiz Yükünün Azaltılması: Devletin bütçesinde en büyük yüklerden biri olan faiz ödemeleri, önümüzdeki 5 yıl boyunca kademeli olarak azaltılacaktır. Yeni borçlanmalarda faizli araçlar yerine alternatif finansman yöntemleri kullanılacak; mevcut borç stokunun faiz yükü düşürülecek ve bütçe kaynakları faiz yerine üretim, istihdam ve sosyal hizmetlere aktarılacaktır.
Kamu borçlanması şeffaf, düşük riskli ve uzun vadeli bir stratejiyle yönetilecektir. İç-dış borç kompozisyonu optimize edilerek kısa vadeli borçlanmalar azaltılacaktır. Kur ve faiz riskine karşı koruma mekanizmaları kurulacaktır. Borç çevirme oranı düşürülerek mali sürdürülebilirlik güçlendirilecektir.
İsraf ve Verimlilik: Kamu kaynaklarının etkili kullanılabilmesi için tüm ihaleler tam şeffaflıkla, açık ve rekabetçi yöntemlerle yapılacaktır. Kamu yönetiminde lüks araç, makam odası, temsil ağırlama ve benzeri yüksek maliyetli tahsisatlar sınırlandırılacak; kamu kaynakları yalnızca zorunlu ihtiyaçlar için kullanılacaktır. Böylece hem israf önlenecek hem de devlet harcamalarında verimlilik artırılacaktır.
Bağımsız Kamu Harcamaları Denetim Kurulu kurulacaktır. Kamu kaynaklarının doğru, şeffaf ve amacına uygun kullanılmasını sağlamak için tamamen bağımsız bir Kamu Harcamaları Denetim Kurulu kurulacaktır. Bu kurul, bakanlıklar, belediyeler, kamu şirketleri ve tüm kamu kurumlarının harcamalarını düzenli olarak inceleyecek; israf, usulsüzlük veya kayırmacılık tespit edildiğinde raporları doğrudan Meclis’e ve kamuoyuna açıklayacaktır. Kurul siyasi baskılardan bağımsız çalışacak, böylece kamu maliyesinde güven ve hesap verebilirlik güçlenecektir.
3. MAKROEKONOMİK İSTİKRAR VE ENFLASYONLA MÜCADELE
Enflasyonla mücadele, yalnızca para politikasının sorumluluğuna bırakılmayacak; üretimden tedarik zincirine, lojistikten piyasa denetimine kadar tüm aşamaları kapsayan Ulusal Enflasyonla Mücadele Stratejisi oluşturulacaktır. Amaç, fiyat artışlarının kaynağında müdahale eden bütüncül ve kalıcı bir model kurmak olacaktır.
Gıda, enerji, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların fiyatlarını izlemek, piyasa bozukluklarını erken tespit etmek ve ilgili kurumlarla koordineli şekilde müdahale etmek üzere Fiyat İstikrarı Kurulu kurulacaktır. Kurul, düzenli veri analizi, saha denetimleri ve erken uyarı mekanizmasıyla fiyat oynaklığını kontrol altında tutacaktır. Fiyat İstikrarı Kurulu, Cumhurbaşkanlığına bağlı ancak bağımsız çalışan bir üst kurum olarak yapılandırılacaktır. TCMB, bakanlıklar ve düzenleyici kurumların ortak koordinasyonuyla fiyat istikrarı sağlanacaktır.
Stokçuluk, yapay kıtlık oluşturma, fahiş fiyat belirleme ve piyasa manipülasyonu gibi eylemler ağır yaptırımlarla cezalandırılacaktır. Bu alanlarda bağımsız denetimler artırılacak; tedarik zinciri yönetimi dijital olarak izlenerek haksız fiyat hareketlerine karşı hızlı müdahale mekanizması kurulacaktır.
Türk lirasının değeri kısa vadeli finansal araçlardan ziyade ülkenin üretim kapasitesine dayalı olarak korunacaktır. Katma değerli üretim, ihracat ve yerli sanayi yatırımları desteklenerek TL’nin yapısal olarak güçlenmesi sağlanacaktır. Spekülatif döviz hareketlerine karşı etkili ve hızlı müdahale sistemi kurulacaktır.
Enflasyonla mücadelede ekonomik ve ahlaki boyut birlikte dikkate alınacaktır. İhtikâr (fahiş fiyatla karaborsa), israf, haksız kazanç, mağduriyet üreten uygulamalar gibi davranışlar kamu düzeninin ihlali olarak görülerek güçlü bir ekonomi etiği sistemiyle önlenecektir. Ekonomide adalet ve dürüstlük kültürü güçlendirilecektir.
Para politikası fiyat istikrarını merkeze alan bağımsız ve öngörülebilir bir çerçevede yürütülecektir. TCMB’nin bağımsızlığı güçlendirilecektir. Para arzı yönetimi enflasyon hedefleriyle uyumlu olacak, rezerv yönetimi şeffaflaştırılacak ve kur oynaklığını azaltan yapısal mekanizmalar oluşturulacaktır.
4. ÜRETİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ POLİTİKASI
Türkiye’nin ekonomik kalkınması tüketim artışından ziyade katma değer üreten sektörlere dayanacaktır. Ekonomi ithalata bağımlı yapıdan çıkarılarak yerli üretim, yerli sanayi ve yerli teknoloji ekseninde yeniden yapılandırılacaktır.
Milli Üretim Bölgeleri: Tarım, sanayi ve teknoloji sektörlerinde organize “Milli Üretim Bölgeleri” kurulacaktır. Bu bölgelerde altyapı yatırımları devlet tarafından yapılacak, üretim yapan işletmelere vergi avantajı ve düşük maliyetli finansman sağlanacak, istihdam odaklı üretim teşvik edilecektir.
Yüksek Katma Değerli Sanayi Politikası: Sanayi politikası, düşük katma değerli montaj üretiminden çıkarılarak Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve yüksek teknoloji geliştirmeye odaklanacaktır. Ürünlerde yerlilik oranı artırılacak, markalaşma ve patent üretimi stratejik öncelik haline getirilecektir.
Stratejik Teknoloji Yatırımları: Dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil enerji, savunma teknolojileri, tarım teknolojileri, uzay-bilişim sistemleri ve biyoteknoloji gibi stratejik alanlarda devlet öncülüğünde yatırım seferberliği başlatılacaktır. Bu sektörlere girişimcilik fonları, kamu-özel ortaklığı projeleri ve Ar-Ge destekleri sağlanacaktır.
KOBİ Destek ve Katılım Finans Programları: KOBİ’lerin üretim ve istihdam gücünü artırmak için uzun vadeli, düşük kâr paylı ve teminat kolaylığı içeren finansman programları hayata geçirilecektir. Katılım finans kurumları ve kalkınma bankacılığı sistemi KOBİ odaklı dönüştürülecektir.
Genç Girişimcilik ve Yenilikçi Finansman: Genç girişimcilere yönelik dijital ekonomi, yazılım, blockchain tabanlı katılım finans platformları ve kitle fonlama mekanizmaları geliştirilecektir. Bu programlarla gençlerin yenilikçi projeleri hem maddi hem mentorluk desteği ile güçlendirilecektir.
Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Sanayi: Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarını önceleyerek güneş, rüzgâr, hidrojen ve biyokütle alanlarında stratejik üretim merkezleri oluşturacaktır. Sanayide karbon emisyonu azaltılacak, döngüsel ekonomi modelleri desteklenecek, enerji verimliliği yatırımlarına vergi ve finansman teşviki sağlanacaktır.
Bölgesel Kalkınma ve Nüfusun Dengeli Dağılımı: Türkiye’nin ekonomik kalkınması, birkaç büyük şehre sıkışmış üretim kapasitesinin ülke geneline yayılmasıyla sürdürülebilir hâle gelecektir. Bölgesel üretim farkları azaltılacak; Anadolu şehirleri yeni sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarıyla güçlendirilecektir.
Yeni Üretim ve İstihdam Koridorları (Orta Anadolu, İç Ege, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu) planlanacaktır. Büyükşehirlerdeki aşırı nüfus yoğunluğunun yol açtığı konut, ulaşım ve kira maliyetleri dengelenecek ve üretim Anadolu’ya yayılacaktır. Devlet teşvikleri yalnızca büyük şehirlerde değil, orta ölçekli kentlerde yeni üretim merkezleri kurulmasına odaklanacaktır.
Lojistik, demiryolu ve depolama altyapısı geliştirilerek iç bölgeler limanlara entegre edilecektir. Bölgesel istihdam odaklı teşvik sistemi ile işgücünün büyük şehirlere göçü azaltılacaktır. Bu bölüm, üretim politikasını tamamlayan ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini sağlayan temel strateji olacaktır.
5. TARIM, GIDA VE KIRSAL KALKINMA
Tarım, ülkenin bağımsızlığı ve ulusal güvenliğinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle tarım sektörü stratejik sektör olarak ilan edilecek ve devlet politikalarında öncelikli konuma alınacaktır.
Tarımda üretim planlaması yapılacaktır. Hangi bölgede hangi ürünlerin ekileceği bilimsel verilere göre belirlenecektir. Gübre, mazot, yem, enerji ve sulama gibi temel girdilerin maliyeti düşürülecek ve çiftçiye öngörülebilir maliyet yapısı sağlanacaktır. Stratejik ürünlerde çiftçiye uzun vadeli ve güvenilir ürün bazlı alım garantisi verilecektir. Böylece çiftçi neyi, kaç liraya ve kime satacağını önceden bilerek üretim risklerini azalacak ve tarımda istikrar sağlanacaktır.
Çiftçinin finansmana erişimini kolaylaştırmak için faizsiz tarımsal finansman fonları kurulacaktır. Bu fonlar; tohum, gübre, mazot, ekipman ve sulama yatırımlarını uzun vadeli ve düşük maliyetli şekilde destekleyerek küçük üreticinin bankalara bağımlılığı azaltılacaktır.
Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkını azaltmak için tarım kooperatifleri ve üretici birlikleri kurumsal olarak güçlendirilecektir. Ürünler doğrudan üreticiden tüketiciye ulaştırılacak, komisyon zinciri ve gereksiz aracı maliyetleri sınırlandırılacaktır.
Yerli tohum geliştirme programları desteklenecek, organik ve iyi tarım uygulamalarına geçiş teşvik edilecektir. Barajlar, göletler, damlama sulama ve modern sulama altyapıları güçlendirilerek su verimliliği tarım politikalarının merkezine alınacaktır.
Gıda arz güvenliği, ekimden hasada ve depolamadan dağıtıma kadar tüm süreçlerin dijital olarak izlenmesi teşvik edilecektir. Tarımda sensör teknolojileri, uydu takip sistemleri ve büyük veri analizleri kullanılarak üretim riskleri erken tespit edilecektir.
6. İSTİHDAM, ÜCRET VE SOSYAL POLİTİKALAR
İstihdam politikamız, sosyal yardımların insanlara geçici destek sunduğu, asıl amacın ise vatandaşların kendi gelirlerini kazanacak bir işe, mesleğe veya üretime yönlendirilmesi olduğu bir model üzerine kurulacaktır. Devlet, sosyal yardım alan bireylerin istihdama katılmaları için eğitim, meslek edindirme ve girişimcilik destekleri sağlayacaktır.
Asgari ücret yoksulluk sınırının altına düşmeyecek şekilde düzenlenecektir. Ücret politikaları enflasyonun gerisinde kalmayacak ve çalışanlar satın alma güçlerini kaybetmeyecektir.
Çalışanların ücret artışları, yalnızca enflasyon oranlarına değil gerçek yaşam kalitesi ve maliyetlerine endekslenerek belirlenecektir. Kamu ve özel sektör arasındaki ücret makası daraltılacaktır. Nitelikli işgücünün özel sektöre veya kamu sektörüne yönelmesinin önündeki engeller azaltılacaktır.
Gençlerin başta teknoloji, dijital ekonomi, yeşil enerji ve üretim sektörlerinde istihdamı için özel teşvik paketleri uygulanacaktır. Mesleki eğitim, sertifika programları ve girişimcilik destekleri genç istihdamını artıracak şekilde planlanacaktır.
Emeklilik sisteminde köklü ve adil düzenlemeler yapılarak emekli maaşları insanca yaşam standartlarına yükseltilecektir. Emeklilerin gelir seviyeleri enflasyona karşı korunacak, sosyal haklara erişimleri genişletilecektir.
Sosyal yardımlar süreklilik oluşturan pasif destekler yerine, mikro girişimcilik, üretici kooperatifleri, mesleki eğitim programları ve karz-ı hasen (faizsiz destek) uygulamalarıyla üretkenliği artıran bir yapıya dönüştürülecektir. Böylece sosyal yardım alan bireylerin ekonomiye kalıcı şekilde katılması sağlanacaktır.
7. KONUT, ULAŞIM VE TEMEL İHTİYAÇLARDA ERİŞİLEBİLİRLİK
Barınmanın bir ayrıcalık olmadığı insan onuruna yakışan temel bir sosyal hak olduğunu kabul eden bir anlayış tesis edilecektir. Her vatandaşın makul maliyetlerle güvenli bir konuta erişebilmesi için kapsamlı konut politikaları uygulanacaktır.
Dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olmasını kolaylaştırmak için Sosyal Konut Projeleri planlanacaktır. Bu projeler aracılığıyla faizsiz ve uzun vadeli konut finansmanı modelleri geliştirilerek gençler, yeni evliler, engelliler ve düşük gelir grupları için özel programlar uygulanacaktır.
Konut politikaları, insan sağlığını ve yaşam kalitesini esas alan yatay mimari anlayışıyla yürütülecektir. Büyük şehirlerde nüfusun belirli bölgelerde aşırı yoğunlaşmasını engellemek için dengeli şehirleşme planları uygulanacak; konut üretimi farklı bölgelere yayılacak, yeni yaşam alanları altyapısıyla birlikte planlı şekilde oluşturulacaktır. Mega kentlerin merkezlerinde oluşan yapay fiyat artışları, arsa daralması ve spekülatif hareketler; yatay mimari, yeni ulaşım koridorları ve bölgesel kalkınma stratejileriyle dengelenecektir. Böylece konut fiyatları makul seviyelere çekilecek, sağlıklı ve güvenli şehirler oluşturulacaktır.
Arsa ve konut fiyatlarındaki spekülatif artışların önüne geçmek için piyasa denetimleri güçlendirilecek, gerçek dışı fiyatlandırmalar sıkı şekilde kontrol edilecektir. Kira piyasasında haksız artışları önlemek üzere düzenleyici mekanizmalar oluşturulacaktır. Şeffaf ve izlenebilir bir kira sistemi kurulacaktır.
Enerji, ulaşım ve gıda gibi temel kalemlerin maliyetlerini düşürmek için yerli üretim desteklenecek, vergisel teşvikler uygulanacak ve üretim zincirindeki maliyet yükleri azaltılacaktır. Böylece hane halkının yaşam maliyeti doğrudan düşürülecektir.
Kamuya ait uygun araziler, Sosyal Konut Vakıfları aracılığıyla dar gelirli vatandaşlar için toplu konut üretimine tahsis edilecektir. Bu vakıflar kamu denetiminde, düşük maliyetli ve sürdürülebilir konut üretimini sağlayacak yapılar olarak kurumsallaştırılacaktır.
8. FİNANSAL SİSTEM VE YATIRIM POLİTİKASI
Türkiye’nin finansal sistemi, şeffaflık, denetim, hesap verebilirlik ve toplumsal sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yeniden şekillendirilecektir. Finans kuruluşları, mali açıdan olduğu gibi toplumsal fayda ve reel ekonomi üzerindeki etkileri açısından da denetlenecektir. Finansal istikrar için düzenleyici kurumların bağımsızlığı güçlendirilecektir.
Faizsiz finans ekosistemi reel sektörü destekleyecek şekilde güçlendirilecektir. Finansal sistemde kaynakların spekülatif alanlar yerine üretim, istihdam ve ihracat kapasitesi yüksek sektörlere akması sağlanacaktır.
Sermaye piyasalarında çevreye, topluma ve yönetişime duyarlı (ESG) yatırım fonları, etik yatırım araçları ve sürdürülebilir finans modelleri teşvik edilecektir. Yeşil enerji, yenilenebilir teknolojiler ve sosyal etki yatırımlarına özel düzenlemeler yapılarak bireysel yatırımcının etik finans ürünlerine erişimi kolaylaştırılacaktır.
Yurt dışında bulunan Türk sermayesinin ülkeye geri dönmesi için Milli Sermaye Teşvik Programı başlatılacaktır. Vergisel avantajlar, bürokratik kolaylıklar, yatırım güvenliği mekanizmaları ve stratejik yatırım teşvikleri ile diaspora sermayesinin Türkiye’de üretim ve istihdama yönelmesi sağlanacaktır.
Kamu altyapı projeleri, enerji yatırımları ve şehircilik projeleri için faizsiz ortaklık modelleri geliştirilecektir. Sukuk, müşareke ve mudarebe benzeri yatırım ortaklıklarıyla vatandaşların ve girişimcilerin kamu projelerine katılımı artırılacaktır. Projeler faiz yükü oluşturmadan daha düşük maliyetle finanse edilecektir.
9. DIŞ TİCARET VE ULUSLARARASI EKONOMİ POLİTİKASI
Dış ticarette temel hedef, ithalata bağımlı üretim modelinden çıkarak yerli katma değeri artıran ve yüksek teknoloji içeren ihracat yapısına geçmek olacaktır. Yeni pazarlar, yeni ürünler ve sektörler üzerinden ihracat çeşitliliği sağlanarak Türkiye’nin küresel ticarette rekabet gücü artırılacaktır.
Dış ticarette dövize bağımlılığı azaltmak için yerel para birimleriyle ticaret anlaşmaları yaygınlaştırılacaktır. Özellikle İslam ülkeleri başta olmak üzere bölgesel ticaret ortaklarıyla ortak ödeme sistemleri, ortak takas mekanizmaları ve dijital ticaret altyapıları kurulacaktır. Böylece kur şoklarının dış ticarete etkisi azaltılacaktır.
Sanayi ve tarım sektörlerinde ithalata bağımlılığı azaltmak için kritik girdilerin yerli üretimi desteklenerek stratejik ürünlerde dışa bağımlılık minimize edilecektir. Orta vadede ihracat fazlası veren, döviz ihtiyacını kendi üretimiyle karşılayabilen güçlü ve dirençli bir ekonomi hedeflenecektir.
10. GÜNCEL EKONOMİK SORUNLARA YÖNELİK ACİL EYLEM PLANI
1. Enflasyon: Ulusal Fiyat İstikrarı Programı
Enflasyonla mücadele, Fiyat İstikrarı Kurulu’nun koordinasyonunda yürütülecek; temel gıda, enerji ve barınma gibi kritik alanlarda düzenli fiyat denetimleri yapılacaktır. Stokçuluk, yapay fiyat artışı ve piyasa manipülasyonu ağır yaptırımlarla engellenecek; tedarik zinciri dijital olarak izlenerek fiyat istikrarsızlığının kaynağına hızlı müdahale edilecektir.
2. Konut: Erişilebilir Barınma ve Dengeli Şehirleşme Programı
Sosyal Konut Fonu kurulacak; dar ve orta gelirli ailelere faizsiz ve uzun vadeli konut finansmanı sağlanacaktır. Boş konut vergisi uygulanacak, arsa ve konut fiyat artışlarına yol açan spekülatif işlemler sıkı şekilde denetlenecektir. Yatay mimari ve dengeli şehirleşme esas alınarak şehir yoğunluğu belirli bölgelerde birikmeyecektir.
3. Araç Fiyatları: Vergi Sadeleştirmesi ve Şeffaf Piyasa
Araç üzerindeki karmaşık ve ağır vergi sistemi sadeleştirilecek; vatandaşların otomobil maliyetini düşüren adil bir vergi modeli uygulanacaktır. İkinci el araç piyasasında şeffaflık sağlanarak kilometre ve hasar manipülasyonları önlenerek fiyat istismarı engellenecektir.
4. Gıda: Yerli Üretim ve Uygun Fiyat Programı
Üretici kooperatifleri ve birlikleri güçlendirilerek üretici-tüketici arasındaki fiyat farkı azaltılacaktır. Büyükşehirlerde doğrudan satış merkezleri yaygınlaştırılarak kritik ürünlerde ithalat ve yerli üretim dengesi korunarak gıda arz güvenliği sağlanacaktır.
5. Refah: Yaşam Maliyetini Esas Alan Gelir Politikası
Kamu çalışanları ve emeklilerin maaşları, enflasyondan bağımsız şekilde, gerçek yaşam maliyetine göre belirlenecektir. Ücretler yoksulluk sınırının altına düşmeyecek ve hanehalkının satın alma gücü korunacaktır.
6. Borçluluk: Aile ve KOBİ Finansal Rahatlama Programı
Ailelerin ve KOBİ’lerin borçları yeniden yapılandırılacaktır. Faiz yükü kaldırılarak uzun vadeli ve ödenebilir bir ödeme planı oluşturulacaktır. Reel sektörün nakit akışı güçlendirilecek ve hane halkı borç baskısı azaltılacaktır.
7. İşsizlik: Bölgesel Kalkınma ve Mesleki Üretim Modeli
İşsizliği azaltmak için her bölgenin ekonomik potansiyeline uygun sektörlerde üretim merkezleri kurulacak. Genç girişim fonları, mesleki eğitim-üretim entegrasyonu ve teknoloji odaklı istihdam programlarıyla işgücü piyasası güçlendirilerek genç istihdamı artırılacaktır.
11. SONUÇ: ADİL, ÜRETKEN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜRKİYE EKONOMİSİ
Türkiye’nin önündeki temel hedef; sadece büyüyen değil, adil biçimde paylaşan, herkes için fırsat üreten bir ekonomi kurmaktır. Kaynaklarını adaletli, verimli ve şeffaf kullanan bir Türkiye idealidir. Enflasyon, yoksulluk ve borç sarmalından kurtulmuş güçlü, dengeli ve dayanıklı bir ekonomik yapıya kavuşulacaktır.
Devletin mali disiplininin, toplumun üretim gücü ve girişimcilik potansiyeliyle birleşmesiyle refahın kalıcı biçimde artması sağlanacaktır. Üretim odaklı kalkınma modeli, güçlü mali yapı, ahlaklı finans sistemi ve nitelikli istihdam politikalarıyla Türkiye hem bugünün ihtiyaçlarını karşılayan hem de gelecek nesiller için sürdürülebilir bir ekonomik düzen kuracaktır.
Bu vizyonun merkezinde insan vardır:
İnsanın onuruyla çalıştığı, emeğinin hakkını aldığı, fırsatlara eşit erişim sağlandığı; barınmadan gıdaya, gelirden eğitime kadar temel alanlarda adaletin tesis edildiği bir Türkiye ekonomisi inşa edilecektir.
Amaç; dışa bağımlılığı azaltılmış, üretim kapasitesi yüksek, toplumsal refahı yükselten, ahlaki ve sürdürülebilir bir ekonomik düzen kurmaktır. Adil, üretken, güçlü ve sürdürülebilir Türkiye ekonomisi mümkün ve ulaşılabilir bir hedeftir.