Huzur Partisi, resmi web sitesidir.

Huzur Partisi
Çiftçimiz Üretiyor, Ancak Kazanamıyor!
2026-06-17 12:52:01

Çiftçimiz Üretiyor, Ancak Kazanamıyor!

AÇIKLANAN HUBUBAT ALIM FİYATLARI ÜRETİCİNİN EMEĞİNİ KARŞILAMIYOR

   Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ülkemizin dört bir yanında alın teri döken üreticilerimiz tarafından büyük bir hayal kırıklığıyla karşılanmıştır. Açıklanan rakamlar ile sahadaki gerçek üretim maliyetleri karşılaştırıldığında, çiftçimizin bırakın kâr etmeyi, maliyetini dahi karşılamakta zorlanacağı açıkça görülmektedir.

   Ziraat Odaları tarafından hazırlanan 2026 yılı maliyet çalışmalarına göre kuru şartlarda üretilen arpanın kilogram maliyeti yaklaşık 18 TL, buğdayın kilogram maliyeti ise yine 18 TL seviyesindedir. Sulama yapılan alanlarda ise bu maliyetler çok daha yukarı çıkmaktadır. Buna rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan alım fiyatları arpa için 12,75 TL, ekmeklik ve makarnalık buğday için 16,50 TL olarak belirlenmiştir. Mahsulünü TMO ya satan çiftçilerin ödemeleri 45 gün sonra yapılmaktadır. Bu ödemelerin 5 iş günü içerisinde yapılması elzemdir.

   Bu tablo, çiftçimizin daha ürününü satmadan zarar ettiğinin resmi belgesidir.

   Bugün çiftçimiz tarlasını sürerken mazota zamlı fiyat ödemektedir. Gübreyi yüksek maliyetle almakta, ilaç ve tohum fiyatlarındaki artışlarla mücadele etmektedir. Sulama yapan üreticimiz elektrik faturaları altında ezilmektedir. Tarla kiraları son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmış, işçilik maliyetleri katlanmıştır. Buna rağmen açıklanan alım fiyatları, sanki bu maliyet artışları hiç yaşanmamış gibi belirlenmiştir.

   Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan destek ödemeleri elbette önemlidir. Ancak destekler, düşük alım fiyatlarının mazereti haline getirilemez. Çiftçi, ürününün gerçek değerini piyasada alabilmelidir. Destekler çiftçinin ayakta kalmasını sağlayan ek unsurlar olmalı, zararını kapatmak için kullanılan bir araç olmamalıdır.

  Üreticilerimiz bugün şu soruyu sormaktadır:

  Maliyeti 18 TL olan arpayı 12,75 TL'ye satacak olan çiftçi nasıl ayakta kalacaktır?

  Maliyeti 18 TL olan buğdayı 16,50 TL'ye satmak zorunda bırakılan üretici gelecek yıl hangi umutla ekim yapacaktır?

  Borçla üretim yapan, kredi faizleri altında ezilen, her yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele eden çiftçi daha ne kadar fedakârlık yapacaktır?

   Ne yazık ki açıklanan fiyatlar, üreticinin değil bürokrasinin hesabına göre belirlenmiştir. Ancak tarım masa başında değil, tarlada yapılmaktadır. Gerçek maliyetler çiftçinin cebinden çıkmaktadır. Çiftçi zarar ettiğinde yalnızca bir üretici kaybetmiyoruz; aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini, kırsal kalkınmasını ve ekonomik bağımsızlığını da tehlikeye atıyoruz.

   Bugün Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri gıda arz güvenliğidir. Eğer çiftçi üretimden çekilirse yarın buğdayı, arpayı ve diğer temel gıda ürünlerini ithal etmek zorunda kalacağız. Bugün üreticiye verilmek istenmeyen birkaç lira, yarın ülkemizin kasasından milyarlarca dolar olarak çıkacaktır.

   Tarım politikalarının temel amacı çiftçinin üretimde kalmasını sağlamak olmalıdır. Çünkü çiftçi üretirse ülke kazanır. Çiftçi üretirse şehirler doyar. Çiftçi üretirse enflasyon düşer. Çiftçi üretirse ekonomik bağımsızlık güçlenir.

 Bu nedenle yetkililere çağrımız nettir:

* TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatları günün ekonomik şartları ve gerçek maliyetler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.

* Arpa ve buğday alım fiyatları, üreticinin en azından maliyetinin üzerinde makul bir kazanç elde edeceği seviyelere yükseltilmelidir.

* Mazot, gübre, tohum, ilaç ve sulama destekleri artırılmalı ve zamanında ödenmelidir. Çiftçiye ödenen destekleme başvurularının bitiş tarihinden en geç 1 ay sonra ödemelerinin yapılması çiftçiye bir nebze de olsa nefes verecektir. (Mevcut ödemeler destekleme başvurusu yapıldıktan 14 ay sonra ödenmektedir.)

* Tarımsal kredilerdeki yüksek faiz yükü azaltılmalı, çiftçinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır.

* Üretim planlaması yapılırken çiftçinin görüşleri, ziraat odalarının raporları ve sahadaki gerçek maliyetler esas alınmalı ve buna göre hububat alım fiyatları belirlenmelidir.

Bizler üreticimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin emeğinin değersizleştirilmesine, alın terinin karşılıksız bırakılmasına ve tarımın göz ardı edilmesine sessiz kalmayacağız.

Bir kez daha ifade ediyoruz ki;

Çiftçi kazanmazsa esnaf kazanamaz.
Çiftçi kazanmazsa sanayi kazanamaz.
Çiftçi kazanmazsa Türkiye kazanamaz.

Üreticimizin hak ettiği geliri elde ettiği, emeğinin karşılığını aldığı, tarımın yeniden stratejik bir sektör olarak görüldüğü bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.